Denizlerin dalgası

Print
PDF

Ocak-şubat ayları siyasi cinayetlerin yıldönümü ayları... Uğur Mumcu... Abdi İpekçi... Anma konserlerinde sahnede yine O var..Türkülerini avuçlarımı kızarırcasına alkışlarken 80 sonrasının parçalı demokrasi günleri geliyor aklıma.. Selda’nın konserini düzenliyoruz, hem de Amerikan Kız Koleji’nde.. Salon tıklım tıklım dolu. Ama ne var ki sanatçı sahne almak için Emniyet’in iznini bekliyor... Ne de olsa vatan haini.

Neyse zar zor izin koparılıyor, özleyenleriyle buluşuyor Selda. Sanatçının başından traji komik bir olay geçmişti o yıllarda. Bilmem hatırlar mısınız, yurda dönüş çağrısı yapılmıştı ve dönmezse vatandaşlıktan çıkarılacağı bildirilmişti. Selda o sırada İstanbul’da evindeydi. Çağrıyı duyar duymaz aldı soluğu Emniyet’te. Sorgulamalar sonrası serbest bırakıldı ama pasaport verilmedi kendisine.

1982 ve 1984’te iki kez düştü mahpus damlarına. Hapiste koğuş arkadaşı Gülten’in Ahmet Kaya ile çöpçatanlığını işte o dönemde yaptı. Tabii, 1987’ye kadar yurtdışındaki konserlerine de gidemedi. Hatta 1986 yılında Peter Gabriel’in desteklediği The Womad Foundation (Word of Music and Dance) Vakfı’nın festivaline de bu nedenle katılamadı. Ancak festival düzenleyicileri onun şarkısına festival plağında yer vermeyi ihmal etmediler.

Pasaportuna kavuştuktan sonra birçok Avrupa ülkesinde festival ve konserlere katıldı Selda. Adeta özlem giderdi yurtdışındaki sevenleriyle. 30 yılı aşkın sürede sadece ülkenin her yerinde konserler vermedi, dere tepe dolaştı ülkesinin türküleriyle dünyayı. Hatta az kalsın canını da veriyordu bu uğurda. 2000 yılında Hatay’a konser vermeye giderken geçirdiği trafik kazasından sonra aylarca yatağa çakılı kaldı. Bu konserlerinden Niğde’de verdiği konseri asla unutamayacağını söylüyor. 15 bin kişinin geldiği konserde sanatçıya yakın olmak için birbirlerini ezmeler ve izdiham olmuş.

Yaralanan ve hastaneye götürülmek istenen bir hayranının sözleri ise hâlâ gülümsetiyor sanatçıyı. “Ben hastaneye gitmek istemiyorum, ben Selda’yı dinlemek istiyorum, hastaneye sonra giderim” diye bağırıp durmuş hayranı.

Selda Bağcan, 1971 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Mühendisliği’nde okuduğu yıllarda başladı müziğe. Kardeşlerinin işlettiği kulüpte gitarını alıyor eline, şarkılar söylüyor, türküler çığırıyordu..

Moğollar’la birlikte yaptığı “Tatlı dillim, güler yüzlüm” o yıllarda adeta satış patlaması yapınca “protest müzik”te yıldız oldu. 1972 yılında Altın Orfe’deki temsilcimiz de oydu. Selda, zaman zaman sessizlik dönemlerine girse de her seferinde güçlü bir şekilde geri dönüyor. İçindeki şarkı söyleme tutkusunun gücünden kaynaklanıyor olsa gerek, müzikten asla uzak kalmayarak dinleyenlerini sevindiriyor her yeni albümüyle. Bugüne değin onu aşkın albüm, 17 45’lik plak ve 30’u aşkın kaset çalışması yapan Selda’nın son albümü “Denizlerin Dalgasıyım”... Melike Demirağ, Banu başta olmak üzere birbirinden değerli 40’a yakın sanatçı ve müzisyen destek vermiş sanatçıya bu yapıtında...

Onu dinlemek ayrı bir etki yapıyor. Sesi her zaman ki gibi gür. Bu ‘ses’, tarifsiz bir duyarlılık, başı sonu olmayan bir hüzün ile birleştiğinde herkesi nakavt edebiliyor. Yorumu bir başka güzel, türküleri bir başka Selda’nın.

Prof.Dr. Erkan Sevinç

Site tasarım Kobimedya

Duyurular

Selda Bağcan'ın yeni albümü "Halkım"  tüm müzik marketlerde..